Ağ toplumu gelişen iletişim ve teknoloji ile birlikte bu faktörlerle insanların bütünleşmiş olması ve dijital kültüre entegre olmasıdır. Manuel Castells’e göre ise ‘ağ birbirine bağlı düğümler dizisidir’ demiştir. Bu sistemde üretici, gönderici ve alıcı vardır. Bu sistem bir döngü halinde devam etmektedir. Bu sistem günümüz dünyasını bir köy yani büyük dünyayı ağ toplumu ve gelişen teknoloji ile birlikte iletişim ve ulaşımı kısa, hızlı bir hale gelmiştir. Artık ulaşmak ve almak istediğimiz metayı veya bilgi edinmek istediğimiz şeyi kısa ve hızlı ulaşılabilir hale getirmiştir. Zaman kısalmış, emek azalmıştır. Toplumda ister istemez dezenformasyon artmıştır. Toplum değişim ve dönüşüme uğramış; belli sınıflar, toplumsal yapılar meydana çıkmıştır. Bununla birlikte enformasyon gelişmiş, toplum artık bilgiye kısa sürede ulaşır ve tüketir hale gelmiştir. Geleneksel ikonlar moda tanımı üzerinden pazara sunulmuştur. İnsanlar artık tüketim çılgını olarak ağ toplumu cemaati olmuştur. Artık insan bedenini fiziki olarak kullanmak yerine hazır ve kolay ürüne alışılagelmiştir. İnsan doğadan, öz geçmişinden kopuk bir hal almaya başlamıştır.

Geleneksel toplum kavramını incelemek için tarihin belli dönemleriyle, belli dönemlerini karşılaştırmamız gerekir. Toplum belli tarihsel süreçler içerisinde şekillenir ve gelişir. Bu tarihsel süreçler toplumların hobilerini, arzularını ve yaşam şekillerini etkiler. Geleneksel ikonlar dönemi yansıtan ana etmenlerdir. Toplum, zamanın ve yaşadığı yerin şartlarına göre şekil alır. Geleneksel toplumda aile, örf, adet ve çeşitli ritüellerde güçlü bir bağlılık vardır. Geleneklerine sadık, bağlı bir toplum görebiliriz. 

Gelişen enformasyon ve yeni kitle iletişim araçları insanlarda bir çığır yaratmış oldu. İnsanlar artık birbirleriyle kolay haberleşip, bilgi alabilme sağlıyordu. Devletler artık kararlarını ve ideolojilerini kitle iletişim araçları üzerinden insanlar üzerinde etki sağlayabiliyor. Devletin başındaki iktidar güç toplumları etkileme ve yönetmeyi bu iletişim ile kolay hale getiriyor. 

Gelişen bu dünyada enformasyon ve çeşitli araç ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte, geleneksel toplum ve modern toplum ayrımı ortaya çıkarak, yorumlamalar gerektirdi. İnsanlar arasında sınıf ayrımları, yeni ideolojiler, yeni milletlerin ortaya çıkışı gibi etkenler oldu.

Ezcümle olarak ‘insan’ yaratılış kodlarında bir yenilik ve her zaman yeniyi inşa etme, eskiden vazgeçme fakat yeri geldiğinde de eskiyle yeniyi karşılaştırma teorisi güderek yaşamını sürdürmeye çalışır. Bu yaşam içinde insan geleneğinden aldığı kodlarla ütopik veya reel düşüncelerini gerçekleştirmeye, ortaya koymaya çalışır bu evrende.